GÖRKEMLİ YUVA
Gökyüzünde büyük bir telaş hakim.. Sürüsünden ayrılan leylekler, egzotik papağanların üzerinden uçarken, bağıra çağıra dinlenecek bir yer bulma kavgasına tutuşmuşlardı
Papağanlar, kıvrılırken pulları parıldayan yılanın önünde korkusuzca durmuş kendi evlerinin bekçiliğine soyunmuşlardı adeta. Ev değil aslında; minik serçelerin sohbet ettikleri, sakaların ve bülbüllerin bayılarak şarkı söyledikleri görkemli, eşsiz ve muazzam saraylardı. Belki kendileri gibi küçüktü bu saraylar ama görkemleri devasaydı
Leylekler bu muhteşem sarayları gözüne kestirmişti. Grubun başında ki siyah kanatlı leylek, uzun ince bacakları ile bu küçük sarayın üzerine konuverdi. Tam da o esnada ağaçların hışırtısı ile birlikte, sincapların öğle yemeği için kırdıkları fındıkların sesi sarayda yankılanıyordu adeta. Bütün kuşlar saraya sahip olmak için birbirleriyle yarışıyorlardı. Bu harikulade yuvalar acaba hangi kuşun muhteşem sarayı olacaktı?
İLHAM
Dünyanın ilk ve tek leylek hastanesi Osmanlı’daydı! Osmanlı döneminde kuşlara yönelik özel bir ilgi ve alaka mevcuttu. Bu ilginin en görkemli sembollerinden biri olan Kuş Evleri’ni, abideler, camiler, hanlar, kervansaraylar, bedestenler, köprüler, çeşmeler ve meskenler gibi yapıların dış cephelerinde estetik açıdan çok zarif bir şekilde işlenmiş olarak bulabilirdiniz.. Halen günümüzde güzel örnekleri karşımıza çıkmaktadır.
Mimari açıdan ince bir işçiliğin muazzam yansımaları olan, aynı zamanda hayvan sevgisine dair iyi bir örnek olarak karşımıza çıkan Kuş Sarayları’ndan esinlenilen bu koleksiyonda, çizim ögeleri açısından da Osmanlı esintilerini bulabilirsiniz. Zencerekler, kuş sarayları ve bezeme tekniklerinden ilham alınan resimsel kompozisyon özgün bir biçimde tasarlanarak, kendi hikayesini anlatır.
ÇİZİM SÜRECİ
LOOK BOOK / CAMPAIGN
Kapadokya’nın büyülü atmosferinde Murat Güven tarafından moda çekimleri gerçekleştirilmiştir.